SİLAHLANIP MAO'NUN YOLUNDA


yanki iti bu devleti
yokedelim halk savaşıyla


   Bu lanet olası dünya düzeninin Batı'lı ve Doğu'lu emperyalist ağababaları yeni bir maval okuyorlar.

   Faşist Türk hakim sınıfı gibi kuduz bekçi köpeklerini de bu hırlama korosuna katmışlar, şimdilik köle ve sömürü tezgahlarını birbirinin elinden kapmak için dünyayı nükleer savaş cehennemine boğma planlarına geçici olarak bir müddet ara verdiklerini söylüyorlar. Bu dönemi, insan eti ve kanına olan ihtiyaçlarını gidermenin çaresi olarak, biz dünya halklarının tepesine çullanmak ve kitlelerin etine ve kanına yumulmak için kullanacaklarmış.

   Adını ''karşılıklı yeni anlayış'' koymuşlar; dünya halklarının canını teninden ayırarak, emeğini, kemiğini, emperyalist sömürü çarklarında övülüp kendilerine sermaye, servet edinmek için kullanageldikleri o cehennem azabı dünya düzenlerini ''yeni''den düzenleyeceklermiş

   Biz ezilen halk kitleleri de, dişimizi sıkar gözümüzü yumarsak, parçalayıp bölüştükleri kendi etimizden bizim önümüze birer ''yeni'' parça atacak kadar ''adil'', ''uluslararası hukuk ve medeniyet prensiplerine'' sadık bir ''yeni düzenleme'' getireceklermiş!

   Bu programdan pek umutlanan Türkiye'deki ''hesap uzmanı'' bekçi köpekleri de bu hesaba ''bir koymuş'' ki, ''yirmi'' alasıymış!

   Bizlerin söyleyeceği tek şey var:Topunuzun canı cehenneme sözümüzle ôzümüzü birleştirmek, bu ''hesap adamlarının'' hesabını vermek için yapacağımız tek şey var.

   Canlarını almak! Onların canı iktidardır, iktidarı ellerinden almak! Bize karşı ''direnmeye cüret eden tüm bu gericileri'' MAO'nun dediği gibi, "toptan, bütünüyle ve sonuna kadar yoketmek!.."''

    Mübalağa mı ediyoruz, çok mu "hiddetli" konuºuyoruz? Öyleyse etrafınıza bir göz atın.Ortadoğu'ya bakın" Bu emperyalist dünya düzeninin ''eskisi''nin de, ''yenisi''nin de , emperyalist haydutlar, bölge halkları üzerindeki sömürü ve zulüm boyunduruğunu pekiştirip onarma girişimlerinin daha başında, geçen dünya savaşında kullanıla bombaların tonajında bombayı Irak üzerine yağdırdılar; yarım milyon askeri bölge yığdılar; halk kitlelerini ''yeni düzen''lenmiş esaret zincirleriyle sömürü tezgahlarına pırangalamak için bölge topraklarını açıktan fiilen askeri işgaller altına aldılar. Bir de tahammül edilmez iğrençlikte fütursuz sahtekarlıklarla , halkların bağrında açtıkları yeni yaralara tuz basıp ovarcasına azgın böbürlenmelerle kabadayı küstahlığı yapıyorlar.

     Bağdat üzerindeki caniyane bombardıman, ''şahane bir havai fişek gösterisine benziyor”muş! Bir emperyalist hava kuwetleri kumandanı böyle söylüyor. Irak'ta onbinlerce

insanı gece yatağında, gündüz dükkanında, işyerinde, hastahanelerde katleden o "akıllı bomba"ları meğer"insan hayatı telefini önlemekte kahramanlık ödülü" kazanmış! Roket imalatçısı bir Yanki patron da böyle söytüyor.
   Irak'ın "iç işlerine karışmama prensibine sadakat''ten ötürü Yanki haydutlarının çetebaşı Bush, hem güney Irak'a hem de şimdi kuzey Irak'ta Kürdistan'a doğrudan emperyalist askeri işgal birliklerini seferber etti. Bekçi köpeği T.C. Devleti de güç yetiremediği Kürt halk kitlelerine karşı emperyalist efendisinin Kürdistan'a daha büyük askeri bir1ik, top, tüfek, uçak yığması için havlıyor; yalandan nazlanan Alman emperyalistlerine kendi hesabina göre gönderdiği asker ve uçagin "azlığından" ötürü sitem ediyor. Tüm Kürt ulusu ve kitlelerin başta gelen düşmanlarından ABD ve onun en azılı Kürt düşrnanı yerel uşağı T.C. devleti, Kürtlerin kendilerinden "medet umduğu" sahtekarlığıyla, "hamilik'' pozunda, Kürdistan'daki işkence, zulüm, ve sömürü karakollarını takviye için seferber oluyor.

   Özal'ın Kürtçe konuşma yasağını "kaldırması(!)" pek garip bir zamana tesadüf etti; ABD ve müttefik asker1erinin Kürdistan'daki yeni işgal ve toplama kamplarını idare etmek için Yanki subaylarının Kürtçe talimat kullanmaya, Kürtçe bilen aramaya ve kullanmaya mecbur olduğu bir döneme rastgeldi. Yoksa, ABD'li, Britanya'lı, Fransız asker1erini, "hamilik'' görevlerini ifa sırasında bu dostlarını tutuklamak zorunda kalacaktı.

Arna yeter! Düzenin caniliği ve anca ona denk düşen iğrençliğinin hergün yaşadığımız ve lanet okuduğumuz örneklerini sıralamaya kağıt stokları yetişmez.

Bizim meselemiz bu yaratıkları ve düzenlerini toptan, bütünüyle ve sonuna kadar yoketmektir!

Çok mu "hayalci" konuşuyoruz, biraz "daha mı gerçekçi'' olalım? Hayır, etrafımızdaki milyonlar, ülke ve tüm dünyada ezici çoğunluk, başka türlü bir dünya hayali ile, umuduyla yaşıyor. Bundan da öte, bu hayallerini gerçekleştirebilmek için mücadele ediyor. Bizzat düzenin kendi kudurganlığı, hergün bu saflara, devrim isteyenlerin safına yeni güçleri katıyor; daha şiddetli mücadelenin gerektiğini kavratıyor. Özal, "hapishaneIeri bosaltın" demiş; devletin bu demirbaş emlak mülkünü, yoksa tuhafiye dükkanlarına rnı çevirmeyi düşündügü için böyle konuştuğunu zannediyorsunuz? "Bosaltılan" ve "modernleştirilen" zindanlar kimlere hazırlanyor?

CNN ve Magic Box'un sesini kapatırsanız, dünyanın dört bir yanında, bizimkilerin, yoksul köylülerin, isçilerin, ezilen halk kitleleri ve ulusların yeni bir mücadele dalgası ile yerinden yekinişinin, şiddetlenen isyanlarının ayak seslerini duyabilirsiniz. Gericilerin kanlı gövde gösterilerine başvurmalarından, bu durumun onları ne denli telaşa verdi ğini görebiliriz. YÖK yasasına "yok'' deme dönemi, yerini çoktan, öğrencilerin bu düzenin silahlı güçleri ve polisinin ayağı altına ateş döşeme dönemine bıraktı. Kürt kitleleri, düzen partilerinin sahte "Newroz'' gecelerini onların başına yıkıyor.

Azanya'da bizimkiler emperyalist reform tuzaklarını ateşe veriyor. Filistin'de ''taslarla ayaktananların taş yerine silaha dönmeye başladıktarını'' dehşet içinde ifade eden bizzat bu düzenin sahipleri. Arap dünyası yeni bir anti-emperyalist mücadele dalgası ile sarsılıyor.
 Ortadoğu'da bunca telaş içinde olan Yanki uzmanları bakın ''kendi arka bahçeleri'' deyip durdukları Latin Amerika hakkında ne diyor1ar:

''ABD eskiden Uzakdoğu'da bir kızıl Çin tehlikesiyle karsı karşıyaydı, şimdi Latin Amerika'da bir kızıl Çin tehlikesiyle karşı karşıya!'' Haklılar, çünkü Yanki sömürü, zulmü, çuntası, borcu, işkence ekibi, ve kontr-gerilla uzmanları, tüm kıtayı kuru bir barut fıçısına çevirdi. Göbeğinde de bugün enternasyonal proletaryanın Peru Komünist Partisi, And dağ Iarından aşağı Mao'nun kızıl bayrağı altında Halk Savaşıyla ülke çapında iktidara doğru yürüyor. Artık siz düşünün Yanki emperyalistlerinin telaşını!

Enternasyonal proletaryanın KIZIL BAYRAĞI daha şimdiden Peru'lu köylülerin kendi iktidar organlarını kurdukları köylük alanlarda, bu dünya düzenine kafa tutarak dalgalanıyor.

Gerçekçi oian bizleriz! Çünkü bu düzenden kurtulma, baska bir dünya kurma ''hayali''ni gerçekten GERÇEĞE dönüştürmenin yolunu biliyoruz. Bu düzenin ağzını burnunu düzeltip ifrat derecesine varmıs çirkinliklerini, yozluklarını, vahşetini tahammül edilir hale getirmeyi öneren reform reçetelerinin gerçekçi değil, gerçekten ''hayalci'' olduğunu söylüyoruz. Ezici çoğunluğun, geniş halk kitlelerinin kudretini küçük görüp, düsmanın gücünü olduğundan büyük görmenin, gerçeklerin olduğu gibi görülmemesi olduğunu söylüyoruz.

L E N İ N'in dediği gibi, "iktidar olmadan herşey hayaldir", ve MAO'nun dediği gibi, "ktidar namlunun ucundadır".

Partimize rehberlik eden, enternasyonal proletraya ve ezilen halk kitlelerinin bir buçuk asırlık devrimci mücadele tecrübesinin oiumlu olumsuz tüm derslerinin özümlemesi olan M AR K S İ S T -LE N İ N İ S T -M A O I S T ideolojidir.

Ortadoğu Halkları
Birleşin,
Emperyalistleri
ve Uşaklarını
Halk Savaşıyla
Defedin!

Bu sayede geniş halk kitlelerinin ve devrimci güçleri birleştirecek görüş, siyaset, ve programa sahibiz.

Düpedüz kapitalist olduklarını şimdi herkesin görmekte olduğu Sovyet emperyalistlerinin sömürü ve soygun programını, halka saldırılarını sahtekarca halka "devrimcilik, komünizm" diye tezgahlayanlar, halk kitlelerini elbette birleştiremezlerdi, iktidara yöneltemezlerdi. Olsa olsa onlar, bugün Amerikan meclisinde mebus olabilmek için Amerikan uşağı Özal'ın izniyle onun sınıfı ile birleştikleri gibi, gericilikle birleşebilirlerdi.

Onların revizyonizmi, sahte devrimciliğinden etkilenenler de halkın devrimci gücünü örgütleyemez; onlar en nihayetinde ya barışçıl gösterilerle ya da birkaç silahlı eylemle hakım sınıfların huzurunu kaçırıp, onları birkaç taviz vermeye zorlayacak programlara düşkündürler. Çünkü halk kitlelerinin proletarya önderliğinde birleşip bu dünya düzenini kökten söküp atma yeteneğine sahip olduğunu "hayal'' bile edemiyorlar. Temsil ettikleri burjuva İdeolojisi bunu engelliyor; onların programlarının sonunda gericiliğe teslim olup halkın tepesine geçecek yeni sömürücü asalaklar üretir olduğunu bugün açıkça Küba'da Nikaragua'da vb. görüyoruz. Halk kitleleri de bunu görüyor.

Batı' lı emperyalistler, Doğu bloğundaki sahte-komünist düzenin bunalımın, "komünizmin iflası" olarak göstermeye pek önem veriyorlar; çünkü oradakı bunalımın bir kapitalist düzen bunalımı olması, kendilerini de tehdit ediyor. Maoistler, 1950'lerin ortalarından beri Doğu bloğunda yeni-burjuva kapitalistlerin iktidara gelmesini teşhir etmişlerdir. Şimdi her iki taraf da, açıktan açığa kapitalist sömürü ve sermayenin ideolojik bayrağı altında birleşmiş durumdalar.

Partimiz, sahte komünizme, devrimcilikte tutarsızlığa, ve yarım-yamalak devrim anlayışlarına karsıdır, Onun için M A O İ S T ideolojinin KÖKÜNE KADAR DEVRİM programı için mücadele ediyor.

Bunun anlamı, halkı, düşmanlarının tümünden, ve düşmanın iktidar, terör ve sömürü araçlarının istisnasız topundan kurtarmak ve tüm iktidarın proletarya önderliğindeki halk kitlelerinin eline geçmesini sağlamaktır; iktidar bizim olduktan sonra da .isçi, köylü ve devrimci kitlelerin kendi iktidar1arını bir daha kaybetmemek için yeni koşullarda peydahlanan yeni-tip, komünist-maskeli revizyonist sömürücü ve zorbaları sürekli olarak al aşağı etmek demektir; iktidar sahibi olmakta ve kullanmakta ustalaşmayı kitleler arasında yaygınlaştırıp derinleştirmek demektir. Maoist program, bu şekilde eski toplumdan arta kalan ve yeni biçimlerde peydahlanacak tüm sınıf ve imtiyaz farklılıklarını, köylü ile kentli, kafa ile kol emeği, kadın ile erkek arasındaki farkları ortadan basarıyla kaldırmak için kitleleri seferber edebilmek demektir. KÖKÜNE KADAR DEVRİM , böylesi gerçek komünist devrimin tüm dünyada gerçekleşebilmesi için. ülkede elde edilmiş iktidarın tüm dünya halklarının bir siperi ve devrim aracı olarak kullanılmasını sağlamak ve milliyetçi bencilliklerden uzak olmak demektir.

ANCAK böyle bir program ve böylesi bir dünya görüsü, halk kitlelerini birleştirebilir. Diğer yönden bakılırsa, böylesi bir program ancak halk kitlelerine güvenerek ve onları birleştirebilerek gerçekleşeceği için, halk kitlelerinin devrimci çıkarlarına ve birliğine ters düşen herşeye karşı olmayı gerekli kılar.

Ancak Marksist -Leninist -MAOİST İDEOLOJİ halk kitlelerini birleştirip, o muazzam kudretini ve dehasını dizginlerinden boşandırabilir; ÇÜNKÜ İKTİDARI ZAPTEDEBİLECEK SİYASİ VE ASKERİ STRATEJİYE SAHIPTİR. Halk kitleleri "Kör bıçağın kan getirmeyeceğini'' bildiği için, karşı-devrimci devletin kalelerini kuşatma altına alıp yıkamayacak uydurma, umutsuz yollara elbette milyonlarca neferi ile seferber olmayacaktır.

Şehirlerde bir avuç bürokrat-burjuva komprador fabrikasına bakıp, ülkenin geri bir tarım ülkesi olduğunu, nüfusun büyük kesiminin kırlarda yaşadığını ve hala bir toprak devrimine olan ihtiyaç içinde kıvrandığını görmeyen bir devrim stratejisi, elbette halk kitlelerinin devrimci potansiyelini, kükreyen bir devrim yatağında toplayamaz.

Buna karşılık, MAOİST PROGRAM, ülke halkının büyük çoğunluğunun yaşadığı kırları ve köylü kitlesini, özellikle yoksul ve topraksız köylüleri temel alarak, halkın birliğini sağIıyacaktır, çünkü böylelikle devrimci proleter ve yarı-proleter kitleleri, düşmanın güçlü olduğu ve sıkı kontrol altında tutabildiği yerlerde, iktisadi, siyasi ve askeri abluka altında tutulmaktan kurtaracaktır. Bu şekilde, işçiler ve köylülerin tayin edici ittifakı sayesinde, diğer halk tabakalarının devrime güveni sağlanabilecektir.

Devrim düşmanlarının "işçiler elele verin, iktidara yerleşin" gibi sahtekarlıkları, işçileri kandırmak, devrimci enerjilerini bataklıkta boğmak için bilinçli hesaplardır. İsçi sınıfı iktidara ancak köylülerle birlikte ve ancak kırlarda gelecektir. Aydınların ve orta tabakaların işçi grevlerine verdiği destek, isçilerin köylülerle birlikte kırlarda kızıl bayrak altında kurup savunacağı devrimci iktidara vereceği desteğin yanında solda sıfır kalacaktır. Çünkü devrimin mümkün oluşunu görebilmek, birleştirilebilecek herkesi birleştirecektir.

Ancak M A O İ S T L E R halkı birleştirebilirler; çünkü sadece biz düşmanın silahlı kuvvetlerini altedecek bir ASKERI çizgi ve ASKERI STRATEJİYE sahibiz! : MAO'NUN ASKERI çizgisi VE MAO'NUN HALK SAVAŞI STRATEJİSİ !

Halk kitleleri düşmana karşı, sadece direnmek ve teslim olmamak, veya devrimci haysiyetini ezdirmemekle yetinmek istemiyor, bundan fazlasını, DÜŞMAN ORDUSUNUN CANINI OKUMAK istiyor.

Halk kitlelerine, düşmanlarının temel hakimiyet aracı olan Türk Ordusu'nun nasıl yenilgiye uğratılabileceğini gösterebilmek, onları bir1estirecektir. Marksist-Leninist-Maoist ideolojinin askeri doktrini ve halk savaşı stratejisi, gücünü pratikte kanıtlamıştır. Dün Çin'de arka arkaya iki büyük emperyalistin ve yerli uşak hakim sınıfların onlarca milyonluk ordusunu peşpeşe yere çalmıştır. Bugün de Yanki hakimiyetini Latin Amerika'da çökertecek biçimde savaş yürütüyor. Kitleler Mao'nun yolunda, kendi askeri gücünü adım adım, küçükten büyüğe inşa edebilir; düşmanın askeri gücünü adim adım uzun süreli halk savaşıyla askeri güçsüzlüğe çevirebilir. Bunun için gerekli strateji, taktik ve sefer ustalıkları, Maoist ideolojinin uzmanlığıdır. Maoist halk savaşı, nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları halde, altta ve silahları az veya yok olan kitlelerin, silahı fazla ve tepede olan azınlığın askeri gücünü altetmenin yoludur. Bizim askeri stratejimiz, ne halka düşman ve yabancı olanlar tarafından taklit edilebilir veya kullanılabilir, ne de düşman tarafından altedilebilir.,

Düşmanın tek umudu, halkı bu Maoist güzergaha koyulmaktan alıkoymaktır. Halkın umudu ise Maoist güzergahı tanımak ve Maoist bayrak altında seferber olmaktır.

Halka her şeyi olduğundan kolay mı gösteriyoruz? Gene hayalcilik mi yapıyoruz! Hayır. Bakın zafere yürümesini bilen Mao ne diyor:

''Zorlu ve amansız mücadeleler olmaksızın, kan ve ter dökülmeksizin, talihin yaver gitmesi ile kolay zafer kazanmak yolundaki her türlü düşünceyi kadrolarımızın zihninden çıkarıp atmalıyız.''

Biz halkız. Halktan geliyoruz, halkın devrimci umudunu ve çikar1arini temsil ediyoruz. Halk tepemizdeki asalaklar gibi rahat içinde yaşamıyor ki, meşakkatli yoldan kaçsın; Efe Özal değil ki, kısa yoldan zengin olma umudu olsun. Halk, devrimi zafere götürecek yolda her tür1ü meşakkate ve kahramanlığa hazırdır. Mücadele edilecekse, bugünkü cehennem azabı günlük yaşam içinde ekmeğe yetmeyen parayı bir de kiraya, faizciye, tefeciye yetiştirme mücadelesi yerine, bu cehennemi yok etmek üzere mücadele etmekten yanadır. Uzun süreli halk savaşı, halkın savaşma ve kazanma yoludur.

Mucize tellallığı mı yapıyoruz? Hayır. Dün Çin'de bugün Peru'da yaşanan zaferler, sıradan halk kitlelerinin gerçek zafer1eridir. Şayet bunlar istisnalara bağlı ''mucizeler'' ise, o zaman bu ''mucizelerin'' sırrını da Mao bize vermektedir:

''Yeryüzünde en değerli şey insanlardır. İnsanlar varolduğu sürece komünist partisi önderliğinde her türlü mucize yaratılabilir.''

Önümüzde uzun ve çetin mücadele yılları ve devrim için muhteşem fırsatlar var; tecrübesiz isek şayet, tecrübesizliği tecrübeye dönüştürecek fırsatlardan mahrum olma diye bir derdimiz olmayacak. Ama şimdiden kitlelerin ve devrimcilerin bilmesi gereken birşey varsa, o da Mao'nun su sözlerine kulak vermek olmalıdır:

''Devrim olabilmesi için devrimci bir partinin olması gerekir. Devrimci bir parti olmadan, Marksist-Leninist-(Maoist) devrimci teori temelinde ve Marksist-Leninist-(Maoist) devrimci tarzda inşa edilmiş bir parti olmadan, emperyalizmi ve uşaklarını altetmek üzere isçi sınıfına ve geniş halk kitlelerine önderlik etmek imkansızdır.''

Partimiz böylesi bir Marksist-Leninist-Maoist partidir. Halk kitleleri ancak partimizin Maoist güzergahında, Maoist ideolojinin rehberliğinde düşmanı askeri, siyasi ve iktisadi olarak altedebilir. Proletarya ve halk kitlelerinin en ileri unsurları, ancak partimiz saflarında mücadele yürüterek devrimin sorunları ile gerçekten başedebilme tecrübesi elde edebilirler. Halep ordaysa, arşın burda! Düşman ordaysa, infazcıları burda! İktidara sahip olmak istiyorsak, İktidara götüren silahlar burda!

Devrimci Enternasyonalist Hareket'in üyesi olan partimiz, proleter dünya devriminin bir parçası olarak, devrimci kitleleri, MAO'nun yolunda, Parti safında silahlanıp Yanki iti bu devleti halk savaşıyla yok etmeye çağırıyor. 1 Mayıs ve ötesinde, meydanlar kırda kentte, bu seferberliğin muharebe meydanları olsun.

Nisan 1991
TKP/ML Maoist Parti Merkezi

  körfez`de abd`nin başını çektiği saldırganlık cezasız kalmayacak!

ortadoğu ve arap dünyası halkları halk savaşı deryasında boğalım saldırganları!

nato`nun kiralık iti, faşist t.c. devleti geri çek askerini halk savaşıyla düreceğiz defterini!

kürdistan kürdistan kızıl olacak patron ağa devletine mezar olacak!

kadınların öfkesi devrim için muazzam bir güç olarak dizginlerinden boşansın!

yankee go home! 1991 - peru`daki halk savaşıyla enternasyonal dayanışma yılı!

devrimci enternasyonalıst hareket içinde birleşen maoist partileri inşa et, güçlendir!

yaşasın proleter devrimlerin rehber ideolojisi: marksizm-leninizm-mao zedung düşüncesi!

yaşasın proleter dünya devrimi!

yaşasın halk savaşı!

yaşasın partimiz tkp/ml!

yaşasın devrimci enternasyonalist hareket!