iktidara 1 sayfa 1
Sayı 1
................................................................................................Ocak 1988

  Devrimci durum ülkede, kaybedilecek tek bir dakikanın bile olmadığını hatırlatmak istercesine toplumsal düzenin yapısını zorlarken, devrime önderlik edecek sınıfın öncüsü Partimiz TKP/ML, kuruluşundan bu yanaki en büyük bunalımını yaşıyor. Partimiz, halk yığınlarına ve özellikle temsil ettiği işçi sınıfına ve enternasyonal proletaryaya bu acı gerçeği, olanca yalınlığı ile, açık ve dolaysız bir şekilde söylemekten sorumludur.
   Çünkü bu bunalımdan kurtuluş özgürlüğü, Parti bunalımının tüm ciddiyeti ile kavranmasına ve bunalımın hakkından gelecek görevlerin üstlenilmesine bağlıdır.
   Proletarya ise sadece kendi siyasi partisi içindeki bunalımdan haberdar olmak ve bu bunalım hakkında doğru tahlillere sahip olmakla yetinecek değildir, en ileri militanları ile, Partisindeki bunalımın üstesinden gelme mücadelesine katılmayı doğal devrimci görevleri arasında sayacaktır.
   Daha önce, büyük Partilerin, sorunlarının da büyük olacağı söylenmiştir. TKP/ML' nin sorunları da gerçekten ağır, kökleri derinde olan sorunlardır. Ülke çapında tüm devrimci örgütleri sallayıp, ağır çöküntülere ve yer yer toptan yıkıma sürükleyen tüm sorunların en özlü ifadesinin anahtarı, TKP/ML içindeki bunalım ve iki çizgi mücadelesinden ele geçirilebilir. öncülerin sorunları, nitelikleri icabı böyledir; diğerlerinin kısmen yansıttıkları ve tam anlamıyla bilincine varamadıkları meselelerin en yoğun ve köklü biçimleriyle zuhur ettikleri zaman, tüm topluma komünizme dek devrimle önderlik edilmesi ve toplumun devrimcileştirilmesinden sorumlu olanların safında sorun olmasına şaşmamak gerekir.
   Dolayısıyle, devrimci hareketin Türkiye'de derin bir bunalım içinde bulunduğu bir dönemde, bunun en yoğun ve kayda değer tezahürü Partimiz içinde de mevcuttur. Bunda övünülecek hiçbir yan bulunamaz, ancak toplumun devrim isteyen diğer örgütlü kesimlerinin temsilcilerinin de sorunlarının muamması ve müşkülatının üstesinden gelebilecek bir mücadele sorumluluğunu yükler kişiye!
   Diğer yandan bu sorunlar samimiyetle kavrandığı takdirde, faşist Türk hakim sınıflarının olduklarından güçlüymüş gibi görünmeleri ve gösterilmelerinin önünü de almak mümkündür.

Devrimci hareketten bu kadar ağır ve kanlı bir şekilde —Engels'in tabiri ile— “öcalmaya kalkışan” hakim sınıf zorbaları, kendilerini sadece dev aynasında görüyorlar; bilsinler ki, kendilerine bu zafer sarhoşluğu imkanını sağlayan devrimci hasımlarıdır, kendilerine hiç de hak etmedikleri bir karşı-devrimci nefes alma dönemi için imkan tanıyanlar.
   Partimiz TKP/ML içinde, uzun zamandır, komünist devrimin görevleri ve bilimi Marksizm-Leninizm-Mao Zedung Düşüncesi'ne karşı, Partinin Marksist-Leninist-Maoist temel siyasi-ideolojik hattı, stratejisi ve berrak taktiklerine karşı direnen, fırsat buldukça karşı çıkan oportunist bir eğilimin, 12 Eylül'ün getirdiği koşullarla birlikte, artık açıktan Parti ve Parti stratejisini tasfiye etmek için, Partinin Marksist-Leninist-Maoist kanadına karşı güç denemesine girmesi, bugünkü Parti bunalımına sebep olmuştur.
   Parti örgütlerinin bölünüp parçalanması, pek çok eski Partilinin saflardan ayrılması, bazı eski-oportunist Parti kıdemlilerinin açıktan karşı-devrimci Stolypin kopyası liberallere kapılanması, TİKKO gerillalarının beyaz ordu önünde siyasi ve ideolojik olarak silahsızlandırılıp düşman çemberlerinde kırdırılması ,yeraltından, silahlı mücadeleden legalizme, parlamenter kretenizme, sendika ekonomizmine doğru eğilim veya göçlerin artması vb., hep bu bunalımın ve oportunist tasfiyeci Parti kanadının ektiği tohumların acı meyvalarıdır.
   Plehanov gibilerinin “silahlara sarılmamalıydılar” türküsü, Larin gibilerinin “bir kez yenildikleri yere bir daha sokulmak istiyorlar” türünden kınamalarıyla içiçe geçmekte, hazmedilmez bir nedamet çeşnisi olarak, devrim isteyen, silahlı mücadele isteyen yeni nesil proleterler ve devrimci kitlelerin önüne sürülmektedir. TKP/ML içindeki oportunist-tasfiyeci güruh, bu nedamet çeşnisini, şimdi “MZD'' ambalajı içinde pazarlıyarak, diğer erken davranan oportunist teşkilatlarla nedamet ticareti yarışına girmiştir.
   Elbette bunu yaparken, Parti ve İbrahim Kaypakkaya'nın adını ve mirasını kendi oportunist özlemlerine alet etmekten, ''Particilik” taslamaktan geri durmuyorlar.

.


görev1

Lenin böylelerini teşhir ederken, burjuvazinin, açık hakim sınıf partilerinin yanısıra, iktidarda işçi sınıfı ve halkı aldatarak kalabilmek, onları kendi politikasının denetiminde tutabilmek için, devrimci maskeyi fırlatıp bir kenara henüz atmamış veya oportunizmi ile kitleler arasında henüz tecrit olmamış işbirlikçilerini, işçi sıınıfı hareketi içinde tutmaya ihtiyacı olduğunu belirtmişti.
   Partimiz içindeki oportunistler, hakim sınıfların bu tip ihtiyaçlarına cevap verecek bir döneklik hattına hergün biraz daha sarı !maktadır. Parti yanlısı devrimci kitleler, bunu kendi gözlemleri ile tespit edebilmektedirler.
   Parti bunalımı bütün şiddetiyle sürüyor, ama çıkış yolu belirlenmiş, Partinin Marksizm-Leninizm-Mao Zedung Düşüncesi temelinde siyasi-ideolojik-örgütsel birliğinin yeniden sağlanabilmesinin koşulları ortaya çıkmış bulunuyor. Ama bir hamlede bunalımın hakkından gelmek mümkün değil. Doğru tahlillere, tarihsel perspektife sahip, Marksist-Leninist-Maoist ilkelere dayanan çetin ve kararlı bir mücadelenin yürütülmesi, her engele rağmen, yılmadan bu yolda seferber olunması lazım.
   Bu durumun, TKP/ML'nin Marksist-Leninist-Maoist kanadına ve proleter devrimci militanlarına yüklediği ağır görevlerin yerine getirilmesi için, bütün imkanların seferber edilmesi gerekmektedir. Devrimci yeni taarruzun ve yeni muharebelerin ülke çapında belirmekte olduğu bir dönemde, en ön safta rehberlik

.


görev2

görevini ifa eder durumda olması gereken öncünün içinde, ricat borusunu çalmayı, döneklik siyasetini benimseyenlerin mevcudiyeti, kolay telafi edilecek bir problem değildir. Umutsuzluğa kapılanlar, bu bunalımın kaynağını tahlil etmekten yoksun olanlardır; bu talihsizliklerini, devrimin Sorunlarını halletmek için Marksizm-Leninizm-Mao Zedung Düşüncesi silahına değil, burjuva yöntem ve anlayışlara sarılma geleneğine borçludurlar.
   Ne gariptir ki, hem içinde bulunulan genel bunalımlı, hem de devrimci koşulların yeniden, 1980 öncesine nazaran çok daha şiddetli bir şekilde devrim için haykırdığı durumu tahlil etme yeteneği ile bir kez daha teorik gücü ve pratik çözümlerini kanıtlamış olan Marksizm-Leninizm-Mao Zedung Düşüncesi bilimi, tam da kendisine en çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde, binbir yönden küçümsenmekte veya tahrifle değerden düşürülmeye çabalanmaktadır. Ve yeni nesil devrimcilere, bu tahrifat veya döneklik salık verilmektedir. Yeni Demokratik Devrim ve komünizm mücadelesi yerine, Sandinista modelleri; devrimde işçi sınıfının hegemonyası yerine, "sınıf partisiz" olma teorileri ile, şehirlere ve tradeunion´cu reformizme akın, daha tutarlı illegalite yerine Stolypin legalizminden yararlanmak için legale üşüşme, "parlamentodan faydalanabilecek duruma gelmek için mücadele” vb., günün modası haline getirilmek isteniyor.

rekti2